Resmi kayıtlara göre 10.10.1970 Kars Selim Laloğlu köyünde Dünya’ya gelmişken, tarih kesin olmamakla beraber annemin beyanına göre 10.05.1970’te Dünya’ya gelmişim. Şimdi bu durumda hukuken devletin dediği olacağından biz Dünya’ya gelişimizi 10.10.1970 olarak kabul edelim. Dünya’dan önceki gezegenim hakkında bilgim yok. Yanlız Kripton’lu olmadığım kesin. Zira süpermen olmadığım gibi herhangi doğaüstü bir gücümde yok zaten. Kendi halinde sümklü bir çocukluk… ilk üç yıl köy okulunda eğiitm, sonrasnda babamn 30 yaşında devlette memuriyete başlaması ile Sarıkamış’a göçüşümüz… 

İlk başladığımız okulu bitirdikten sonra ortada kalmamak için başladığımız Ortaokulu’da burada bitirdik. Zaten ortadaydı okul. Liseyi de Sarıkamış Lisesi’de tamamladıktan sonra bir yıl istirahat edip 1988 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya bölümünde bir yıl okuduktan sonra Ege Üniversitesi’ne yatay geçiş.

 Yatay nasıl geçildiğini sanırım biliyorsunuzdur! detaya lüzum yok. 

Ege Üniversitesi’de keyifli üç yıldan sonra okulun bittiğini artık işsiz olduğumu söylediler. Onca yıllık öğrencilikten sonra hiçbir hak verilmeden insanın sokağa atılması çok koydu. Üç ay bunalıma girdim. Baktım bişeye benzemiyor çıktım. Hazır çıkmışken, aklım da başıma tam gelmemişken, askere gideyim dedim. 231.Dönem yedek subay olarak yaptım askerliğimi.Üç ay Narlıdere-İzmir hazırlık eğitimi, Sonra oniki ay diye gidip on yedi ay Rize Derepazarı’da Coğrafya öğretmenliği. Oniki ay diye gittik onyedi ay yaptık benlik bir şey yok çocuklar adına zor bir durumdu. 

Sonra Kahramanmaraş Pazarcık Göynük Köyü İlkokulu sınıf öğretmenliği.. devletimiz o kadar güvenmiş ki Coğrafya öğretmeni olarak yetiştirdiği adama; ilkokul, hem de beş sınıf birden veriyor, al okut diye. O yaz nişanlandım ve resmi olarak evlendim. Benim resmi durumum ile gerçekliğim arasında nedense hep böyle sapmalar var . Bir yıl Pazarcık’ta çalıştıktan sonra eş durumundan tayin istedim daha doğuda olduğundan memleketim, tayin çıktı. Gittik memlekete orada da iki sınıf bir arada okuttuk. Bu arada oğlum oldu 1996’da.Zorunlu hizmet bitti. Biter bitmez büyük bir sosyal hayat özlemi ile İzmir’e tayin istedik. İzmir’e tayinimiz çıktı, göreve başladık ilk üç yılımızda toplasanız üç sosyal etkinliğimiz yoktur. 

Ve 2001’de okul yöneticiliği maceramız başladı. Aslında öncesi var tabi; mevcut yöneticileri görünce idealizmin verdiği coşkuyla ya -biz düzeltiriz bu eğitimi- deyip o gazla başladık bu maceraya. Bilgisayarla içli dışlı oluşum bu döneme denk gelir. Önceleri sadece açıp kapama ve kendisini hayranlıkla seyretmekten ibaret olan ilişkimiz giderek ilerledi. Söküp takmaya, çökertip yeniden kurmaya derken aslında o kadar da karmaşık bir alet olmadığını öğrenince ilişkinin de büyüsü bozuldu. Aşk bitince kurumsal ilişki olan evlilik başlar ya öyle bir şey. Önceleri notepad ile HTML tabanlı siteler yapma uğraşıları, sonrasında ASP ve birazda PHP okumaları… Bu arada Office uygulamalarında Excel’de fantezi arayışları. Excel’den önce kısa bir süre Visual Basic serüveni. Bütün bunları yaparken, on üç yıllık okul yöneticiliği hikâyemiz, bu işi yapamadığımız kanaatiyle amirlerimiz tarafından olumsuz değerlendirilip görevimiz sonlandırılınca hafif bir işsizlik sendromu, boşluk hissi derken asli görevimize dönüş.  

Öğretmenlik asli görevimiz dedik ya… Görevimizi yaparken fikirlerimizi, çalışmalarımızı, hikayelerimizi paylaşmak lazım derken, uzun süredir düşündüğüm bu siteyi gerçekleştirmek geldi içimden ve nihayetinde buradayız. Hikâyemiz Merhaba köşesinden devam edecek…